olay
olay
Unfall, Angelegenheit, Ereignis, Veranstaltung, Vorfallevent, incident, occurrence, action, episode, experience, happening, occasion, phenomenon, scene, affairaccident, affaire, événement, fait, incidentحَادِثٌ, حَدَث, حُدُوثً, شَأْنpříhoda, událost, záležitostaffære, begivenhed, forekomst, hændelseπεριστατικό, συμβάν, υπόθεσηacontecimiento, asunto, incidencia, incidentetapahtuma, tapausdogađaj, incident, slučaj, stvaravvenimento, evento, incidente, questione事柄, 出来事발생, 사건, 일gebeurtenis, incident, voorval, zaakaffære, hendelse, tilfelleincydent, sprawa, występowanie, zdarzenieassunto, evento, incidente, ocorrênciaдело, происшествие, событиеaffär, evenemang, händelse, incidentเหตุการณ์, เหตุการณ์ที่เกิดขึ้น, เหตุการณ์สำคัญ, สถานการณ์ที่ได้รับการจัดการchuyện xảy ra, sự kiện, sự việc, vấn đề事件, 事务, 发生 (o'ɫaj)ad
1. olan şey olay yeri
sorun çıkarmak Taraftarlar maçtan sonra olay çıkarmış.
abartmak Bu kadar olay yapmaya gerek yok.
sıkıntı çıkarmak Hiç yoktan olay yarattılar.
sorun çıkarmak Taraftarlar maçtan sonra olay çıkarmış.
abartmak Bu kadar olay yapmaya gerek yok.
sıkıntı çıkarmak Hiç yoktan olay yarattılar.
2. ilginç olayın şahitleri
3. geçmiş, tarihsel şey tarihe adı geçen olaylar
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.